14 Ocak 2016 Perşembe

HDP’ye Alternatif Program Önerisi

Gerekçe:

HDP’nin programı içerikçe demokratik değildir; biçimce, bir programdan ziyade anlamı kişiye göre değişebilen bir ilkeler deklarasyonu gibidir. Öte yandan aynı zamanda ya gereksiz tekrarlardan ya da birbiriyle çelişen önermelerden oluşan eklektik bir metindir.
Demokratik bir program her şeyden önce devletin ve ulusun demokratik bir tanımına ve yapılanmasına dayanmalıdır. Yani Devleti ya da politik olanı, dil, din, etni, kültür v. körü yapmayı hedeflemelidir. Diğer bir deyişle, ulus, bir dille, dinle, etniyle, kültürle vs. tanımlanmamalı; böyle tanımlanmaya karşı tanımlanmalıdır. Aşağıdaki öneri bunun en somut taleplerini içermektedir.
İçerik bakımından ikinci ve en önemli husus, bugünkü, pahalı, merkezi, bürokratik, militer ve kırtasiyeci yapının tamamen tasfiye edilerek;  yerine ucuz, yerinden, tüm organ ve yöneticilerin seçildiği ve gerçek gücü elinde bulundurduğu; militer ve kırtasiyeci olmayan bir yapının geçirilmesidir. Programın ikinci en önemli ayağı budur. Aşağıdaki talep ve teklifler bunun somut ifadesidirler.

Üçüncü en önemli husus demokrasinin gerçekleşmesiyle ilgilidir. Biçimsel olarak herkesin tam bir fikir ve örgütlenme özgürlüğünde olması yetmez; tüm medya ve haberleşme araçlarının da devletin ve sermayenin kontrolünden alınarak halkın tüm bölümlerine ve örgütlerine nüfus içindeki oranlarına ve/veya halkın örgütlerinin üyelerinin sayılarına göre paylaştırılmalıdır. Bu, medyanın bir manüplasyon ve gerçeği gizleme aracı olarak kullanılmasını engellemenin; yurttaşların en doğru ve farklı bilgilere ulaşıp kendi görüşlerini de oluşturmasının ve başkalarına duyurmasının ve bunlar etrafında örgütlenmesinin en temel koşuludur. Bu koşul olmadan demokrasi bir kandırmaca olmaktan öteye gitmez. Bu da son derece somut taleplerle aşağıdaki programda yer almaktadır.
Böyle bir yapı olmadan, bütün diğer programlarda görüldüğü gibi, ekonomi alanında bir takım taleplerin sıralanması, sadece yanlış hayaller yayılmasına hizmet etmektedir. Bu nedenle, şimdiye kadar alışılmış programlardan farklı olarak bütün ağırlık, devletin bugünkü yapısının parçalanarak yeniden yapılanmasına verilmiştir. Bu yapı, nüfusun çoğunluğunu oluşturan emekçilere, en iyi ve kolay şekilde örgütlenme; ekonomik sorunlar hakkında fiili bir karar verme hakkı sağlamaktadır. Böyle bir cihazı zengin ve üst sınıfların kullanması neredeyse olanaksızdır. Bu nedenle Ekonomi alanında sadece asgari düzeyde, bazı eşitleyici yurttaşlık haklarının belirtilmesiyle yetinilmiştir
Bu programın kısa ve basit görünmesi kimseyi yanıltmamalıdır. Kısalığı özlüğünden, tekrarlara, çelişkilere yer vermemesinden somut yapılacak işlere dayanmasındandır.
Dikkat edilirse bu program sadece Türkiye için değil, tüm Ortadoğu için de bir programdır.


HDP’ye Program Önerisi

Gerçek bir eşitlik için; ulusun tanımından her türlü dil, din, tarih, "etni", soy, kültür, "ırk" belirlemesi kalkmalı, ulus bunlarla tanımlanmaya karşı tanımlanmalıdır.
Bu somut olarak şu tedbirlerle gerçekleşebilir.
• Herkesin istediği dili anadil olarak seçme ve anadilinde eğitim, yazma ve konuşma hakkı olmalıdır. (Ana dilini “öğrenme hakkı” değil! “Öğrenme hakkı” bir “Resmi Dil”in varlığını varsayar ve ona üstünlük sağlayıp eşitsizliği arttırır.)
• Ortak bir konuşma ve yazışma dili gerekip gerekmediğine; gerekiyorsa bunun hangi dil olacağına demokratik ulusun yurttaşları tartışarak ve oylayarak karar verirler. Bu “ortak dil” anadil hakkını ortadan kaldırmaz, sadece gönüllü kullanım için bir olanak sunar.
• Okullarda herkes ana dilinde ama aynı ortak tarihi, edebiyatı vs. okumalıdır. Bu tarihin, edebiyatın da eşitliği yansıtması için, ülkedeki ve komşularındaki bütün dillerden, etnilerden, dinlerden, kültürlerden, cinslerden eşit miktardaki temsilcilerce ortaklaşa yazmalıdırlar.
• Eğer olmasına karar verilirse, din ve ahlak dersleri, yeryüzündeki tüm büyük din ve inançlardan ve inançsızlardan eşit sayıda temsilciler tarafından ortaklaşa yazılmalıdır.
• Devletin tüm inançlar karşısında eşit ve tarafsız olması için, Diyanet lağvedilmeli, İmam Hatip Okulları normal okullara çevrilmelidir.
• Diyanet gibi kurumlarda şimdiye kadar çalışanların mağdur olmaması için, geçimleri gönüllü olarak cemaatler tarafından karşılanmayanlar devletin başka işlerine yerleştirilmelidir.
• Devlet sadece inançlar arasında eşitliği sağlamak ve azınlık inançta olanlar aleyhine oluşacak fiili eşitsizlikleri gidermekle, haksızlıkları engellemekle yükümlü olmalıdır.
Yurttaşların en geniş şekilde örgütlenebilmesi, hakkını koruyabilmesi, haksızlıklara ve eşitsizliklere karşı mücadele edebilmesi için.
• Sınırsız bir düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü derhal uygulamaya geçmeli, bunları sınırlayan tüm yasalar derhal ve otomatik olarak geçersiz olmalıdır.
• Devletin, firmaların, örgütlerin, partilerin ve bunların bütün organlarının, bütün kararları, bütün tartışmaları tüm yurttaşların bilgisine açık olmalıdır.
Demokrasinin gerçekleşebilmesi, yurttaşların doğru kararlar verebilmesi için her şeyden önce doğru bilgilenme gerekir. Doğru bilgilenme için ise, medyanın devlet ve sermayenin tekelinden ve egemenliğinden kurtulması gerekir. Bunun için de
• Tüm medya ve yayın faaliyeti, matbaalar, frekanslar, kanallar, kâğıtlar toplumsallaştırılmalı, devletin ve sermayenin elinden alınarak, yurttaşların ve örgütlerinin emrine verilmelidir.
• Medya olanakları; tüm örgütler, partiler, inançlar, fikirler, akımlar, meslekler, cinsler, yaşlar, bölgeler vs. arasında üye sayılarına ya da nüfus içindeki oranlarına göre dağıtılmalıdır.
• Bu dağılımın gerçek oranları yansıtmaları için sık sık ayarlanmalıdır
Yurttaşların üzerinde yükselmeyen, onlardan bağımsızlaşmayan ama onlara itaat ve hizmet eden bir devlet cihazı için:
• Tüm düzeylerde (mahalle, köy, belde, ilçe, il, bölge ve ulus) yetki ve sorumluluk seçilmiş organlarda olmalıdır. Osmanlı artığı, Firavun ve Nemrutlar zamanından kalma valilik, kaymakamlık gibi merkezi olarak atanan ve belirlenen tüm makam ve organlar lağvedilmedir.
• Tüm emniyet, asayiş ve savunma kuvvetleri bu seçilmiş organların emrinde ve kontrolünde olmalıdır.
• Tüm seçilmiş yöneticiler ve organlar kendilerini seçenlerin beşte birinin oyuyla geri alınabilmeli ve seçim yenilenmelidir.
• Tüm seçilenler seçildikleri süre içinde ve çalışmaları esasında ortalama bir çalışanın gelir düzeyinde ücret almalıdır.
• Memurların tayin, terfi, seçim ve emeklilik işlemlerinde bağımsız memur sendikalarının tuttukları siciller esas alınmalıdır.
• Asker sivil adalet ikiliği ve memurlar hakkında dava için izinler kalkmalı. Kanun ve yasalar karşısında mutlak eşitlik olmalıdır.
• Mahkemelere Jüri usulü gelmelidir.
Bu biçimsel eşitliği ve demokrasiyi sağlayan tedbirlerin yanı sıra, asgari ölçüde ekonomik ve sosyal eşitsizlikleri kaldırmak için
• Devlet her yurttaşa iş bulmak, bulamıyorsa, sendikaların ve bağımsız tüketici teşekküllerinin tespit edeceği, asgari geçim endeksine uygun gelir sağlamakla yükümlü olmalıdır.
• Tüm yurttaşlar için genel sağlık ve emeklilik sigortası olmalıdır. Sigorta, doğrudan sigortalı yurttaşların seçilmiş temsilcileri tarafından yönetilmeli ve denetlenmelidir.
• Gelecek nesiller arasında kültür, eğitim ve iktisadi farklardan doğan eşitsizlikleri asgariye indirmek için, her çocuk için parasız kreş ve anaokulu sağlanmalıdır.
• Tüm eğitim ve araçları parasız olmalı, düşük gelirli ailelerin çocukları devlet bütçesiyle desteklenmelidir.
• Tüm azınlıkların gerçek hayatta fiilen ortaya çıkacak bizzat matematik bir azınlık olmaktan doğan dezavantajlarını bir ölçüde ortadan kaldırabilmek için kotalar ve pozitif ayrımcılık uygulanmalıdır.
HDP Demokrasi Platformu

İmzalar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme